Sınav Maratonu İçinde Düzenli Uyku Şart

Üniversite sınavlarına hazırlanırken, uzun bir süre boyunca uykusuz kalarak her gece kendinize aşırı derecede yoracak şekilde ders çalışma programı oluşturmak ve bu yanlış program sayesinde aslında kendinize daha fazla zarar vermek çoğu gencin yaptığı hataların başında bulunmaktadır. Genç bir insanın vücudunun en çok ihtiyaç duyduğu şeylerin başında doğru bir beslenme ile vücudunu zinde tutmak, sosyal olarak kendini tamamlayacak aktiviteler içerisinde bulunmak ve her gün düzenli bir şekilde uyku hakkını kullanarak vücudunu dinlendirmek bulunmaktadır. Bu nedenle gerek sınav gününe kadar olan süreçte gerek ilerleyen hayatınızda zor ve sıkıntılı zamanlar yaşamak istemiyorsanız, sınav çalışma süreci içerisinde düzenli uyku sistemi oluşturmalı ve bu programa uyuyarak günlük hayatınızı sürdürmelisiniz.

Düzenli Uyku Sistemi Nasıl Oluşturulabilir?

Geceleri en geç saat 11 ve 12 civarlarında uyku halinde geçen bir vücut sabahları 6 ile 8 arasında uyandığında hayatının en dinç ve sağlıklı dönemlerini yaşayacaktır. Özellikle 18-25 yaş arası gençlerde günlük 8 saat uykunun mutlaka alınması gerektiğinden dolayı 12 ile 8 ya da 11 ile 7 gibi saatler arasında mutlaka 8 saatinizi uykuya ayırmalı ve dinlemelisiniz. Bu şekilde düzenli uyku sistemi oluşturduğunuzda, vücudunuz her gün yeterli kadar dinlenecek sindirim sisteminiz, solunum sisteminiz, sinir sistemimiz ve beyin fonksiyonlarınız tam olarak çalışacağı için yaptığınız çalışma sisteminde daha fazla verim alacak ve hayatı daha enerjik bir şekilde yaşayacaksınız.

Düzenli Uyku Sisteminin Artı Ve Eksileri

Çalışma sistemi ve programı oluştururken, düzenli uyku sistemi için yer ayırmadığınızda, belirli bir süre sonrasında sabahlara kadar çalışmanız ve geceleri uykusuz geçirmeniz göz rahatsızlıkları, bel fıtığı, ağrılar, mide rahatsızlıkları ve migren gibi sorunlar ortaya çıkarabilir. Düzenli bir şekilde her gün en az 8 saatinizi uykuya ayırdığınızda ise vücudunuza aldığınız gıdalar tamamen fonksiyonlarını yerine getirir, kas ve eklem ağrıları oluşmaz, migren gibi sürekli baş ağrıları ile karşılaşmazsınız. Ayrıca vücudunuz enerjik bir koruma ulaştığı için çalışma düzeninizi daha rahat bir şekilde yürütebilir, sosyal aktivitelere zaman ayırabilir ve beyninizin kapasitesini tam sınırlarına ulaştırabilirsiniz.